Boşanma Davasında Mehir Hakkı

Boşanma Davasında Mehir Hakkı: Mehir Senedi, Mehir Alacağı ve Güncel Yargıtay Kararları

Kartal Boşanma Avukatı Kartal Aile Hukuku Avukatı Boşanma Çekişmeli Boşanma

Evlilik öncesinde veya evlilik sırasında düzenlenen mehir senetleri, özellikle boşanma sürecinde taraflar arasında önemli uyuşmazlıklara konu olabilmektedir. Mehir olarak belirlenen altın, para, ziynet eşyası veya diğer malvarlığı değerlerinin talep edilip edilemeyeceği; mehir senedinin hukuken geçerli olup olmadığı, talebin boşanma davası içerisinde ileri sürülüp sürülemeyeceği ve hangi mahkemede dava açılması gerektiği uygulamada sıkça karşılaşılan sorular arasındadır.

Türk Medeni Kanunu’nda “mehir” adı altında özel bir kurum düzenlenmemiş olmakla birlikte, Türk hukukunda mehir verilmesini yasaklayan bir hüküm de bulunmamaktadır. Yargıtay kararlarında mehir taahhütlerinin hukuki niteliği, sözleşme serbestisi, kişisel malların iadesi ve bağışlama vaadi gibi farklı hukuki kurumlar çerçevesinde değerlendirilmiştir.

Bu nedenle mehir alacağı, yalnızca boşanmanın bir sonucu olarak değerlendirilmemeli; mehir senedinin içeriği, taahhüdün niteliği, teslimin gerçekleşip gerçekleşmediği ve talebin hangi hukuki sebebe dayandığı somut olay özelinde incelenmelidir.

Mehir Nedir?

Mehir genel olarak evlenme sırasında veya evlilik nedeniyle kadına verilmesi ya da ileride verilmesi kararlaştırılan para, altın, ziynet eşyası, mal veya ekonomik değeri bulunan diğer varlıkları ifade etmektedir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 28.04.2021 tarihli, E. 2020/3104 ve K. 2021/4194 sayılı kararında, mehir; kocanın evlenme sözleşmesi anında veya daha sonra kadına verdiği belirli bir mal, para veya ekonomik değeri bulunan armağan olarak ele alınmış ve Türk Medeni Kanunu’nda mehir verilmesini yasaklayan bir düzenleme bulunmadığı belirtilmiştir.

Dolayısıyla Türk hukukunda “mehir” adıyla özel ve ayrıntılı bir yasal düzenleme bulunmaması, mehir konusunda yapılan her anlaşmanın kendiliğinden geçersiz olduğu anlamına gelmemektedir.

Mehir Senedi Hukuken Geçerli midir?

Mehir konusunda en sık karşılaşılan sorulardan biri, evlenirken düzenlenen mehir senedinin hukuken geçerli olup olmadığıdır.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin 04.12.2012 tarihli, E. 2012/14031 ve K. 2012/15936 sayılı kararında, Türk hukuk sisteminde sözleşme serbestisi ilkesinin geçerli olduğu belirtilerek evlenme sırasında kadına verilen mehir senedinin düzenlenmesinin kanuna ve kamu düzenine aykırı olmadığı kabul edilmiştir.

Bu nedenle usulüne uygun olarak düzenlenmiş bir mehir senedinin sırf “mehir” adı altında düzenlenmiş olması sebebiyle geçersiz kabul edilmesi söz konusu değildir.

Ancak mehir senedinin hukuki sonucu belirlenirken senedin içeriği, kimin tarafından imzalandığı, hangi malların taahhüt edildiği, teslimin gerçekleşip gerçekleşmediği ve taahhüdün herhangi bir şarta bağlanıp bağlanmadığı ayrıca incelenmelidir.

Mehir Alacağı İçin Boşanmak Şart mıdır?

Her mehir alacağının talep edilebilmesi için boşanmanın gerçekleşmesi şart değildir.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin 04.12.2012 tarihli, E. 2012/14031 ve K. 2012/15936 sayılı kararında, mehir senedinde yer alan altın, para ve benzeri malların kadının kişisel malı haline geldiği ve bunların mutlaka boşanmanın gerçekleşmesinden sonra talep edilmesi gerekmediği değerlendirilmiştir.

Buna karşılık taraflar mehir borcunun doğmasını veya ifasını açıkça boşanma şartına bağlamış olabilirler.

Nitekim Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 24.06.2013 tarihli, E. 2013/5295 ve K. 2013/17657 sayılı kararında, mehir senedinde kocanın boşanma halinde eşine 500 gram 22 ayar altın vermeyi taahhüt ettiği bir uyuşmazlık değerlendirilmiştir.

Dolayısıyla “mehir yalnızca boşanma halinde istenebilir” veya “mehir her zaman boşanmadan da istenebilir” şeklinde bütün olaylara uygulanabilecek tek bir cevap vermek doğru değildir. Öncelikle mehir senedindeki taahhüdün içeriğine ve varsa şartlarına bakılması gerekir.

Mehri Muaccel ve Mehri Müeccel Nedir?

Mehir uyuşmazlıklarında mehrin daha önce verilmiş olması ile ileride verilmesinin taahhüt edilmiş olması arasında hukuki açıdan önemli farklılıklar ortaya çıkabilmektedir.

Yargıtay kararlarında, henüz yerine getirilmemiş ve ileriye yönelik olarak taahhüt edilmiş mehir bakımından bağışlama vaadi hükümlerinin gündeme gelebildiği görülmektedir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 29.04.2024 tarihli, E. 2023/4858 ve K. 2024/2971 sayılı kararında, uyuşmazlığın ödenmiş bir mehri muaccel alacağından değil, bağışlama vaadi şeklindeki mehri müeccel niteliğinde mehir senedinden kaynaklandığı değerlendirilmiş; talebin aile hukukundan kaynaklanan bir alacak değil, Türk Borçlar Kanunu’nun 286 ve devamı maddeleri kapsamında genel hükümlere dayalı bir alacak niteliğinde olduğu belirtilmiştir.

Bu ayrım, özellikle görevli mahkemenin ve uygulanacak hukuki hükümlerin belirlenmesi açısından önem taşıyabilmektedir.

Mehir Alacağı Boşanma Davasında İstenebilir mi?

Mehir alacağı, boşanmanın nafaka veya boşanmaya bağlı maddi ve manevi tazminat gibi doğrudan fer’i sonuçlarından biri değildir.

Bu nedenle yalnızca boşanma davasında cevap dilekçesine “mehir alacağımın da ödenmesini istiyorum” şeklinde bir talep eklenmesi her durumda yeterli değildir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 20.02.2024 tarihli, E. 2023/4093 ve K. 2024/982 sayılı kararında, cevap dilekçesinde ileri sürülen mehir, ziynet, eşya ve para alacağı taleplerinin boşanma davasının fer’isi olmadığı belirtilmiş; usulüne uygun ve harcı yatırılarak açılmış bir dava bulunmaması nedeniyle bu talepler hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin değerlendirme uygun bulunmuştur.

Bu nedenle mehir alacağının usulüne uygun şekilde dava veya karşı dava konusu yapılması önemlidir.

Mehir Alacağı Karşı Dava Olarak İstenebilir mi?

Mehir alacağının boşanma davasında usulüne uygun şekilde karşı dava konusu yapıldığı örnekler bulunmaktadır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 30.04.2024 tarihli, E. 2023/5098 ve K. 2024/3035 sayılı kararında, kadın boşanma dosyasında açtığı karşı dava ile mehir senedinde taahhüt edilen 20.000 TL’nin yasal faiziyle birlikte tahsilini istemiş; mehir alacağının kabulüne ilişkin hüküm Yargıtay tarafından onanmıştır.

Dolayısıyla mehir alacağında talebin hangi usulle ileri sürüldüğü, en az talebin maddi içeriği kadar önemlidir.

Mehir Alacağı Boşanma Davasından Ayrılabilir mi?

Evet. Mehir talebinin niteliğine göre boşanma davasından ayrılarak ayrı bir dosya üzerinden görülmesi söz konusu olabilir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 17.09.2024 tarihli, E. 2023/7637 ve K. 2024/5920 sayılı kararında, mehir senedinden kaynaklanan alacağın genel hükümlere dayalı alacak istemi niteliğinde olduğu belirtilerek mehir alacağı talebinin tefrik edilmesi gerektiği kabul edilmiştir.

Bu nedenle boşanma davası açılırken mehir alacağının hangi hukuki nitelikte olduğu ve boşanma dosyasıyla birlikte mi yoksa ayrı bir dava olarak mı ileri sürüleceği dikkatle değerlendirilmelidir.

Mehir Davasında Hangi Mahkeme Görevlidir?

Mehir alacaklarında görevli mahkeme konusu, Yargıtay kararlarında talebin hukuki niteliğine göre farklı şekillerde değerlendirilmiştir.

Bazı kararlarda uyuşmazlık kişisel malların iadesi kapsamında değerlendirilerek Aile Mahkemesinin görevli olduğu kabul edilirken; bazı kararlarda ise mehir senedinden kaynaklanan talep Borçlar Kanunu’na tabi sözleşmesel bir alacak olarak değerlendirilerek genel mahkemelerin görevli olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Örneğin Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 15.03.2023 tarihli, E. 2023/1967 ve K. 2023/1068 sayılı kararında, kişisel malların iadesinin TMK m.226 kapsamında bulunduğu belirtilerek uyuşmazlığın Aile Mahkemesinde görülmesi gerektiği ifade edilmiştir.

Benzer şekilde Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 21.05.2019 tarihli, E. 2018/7046 ve K. 2019/4764 sayılı kararında, kişisel malların iadesine ilişkin uyuşmazlığın aile hukuku prensipleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğinden hareketle Aile Mahkemesinin görevli olduğu kabul edilmiştir.

Buna karşılık Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin 05.11.2015 tarihli, E. 2015/28774 ve K. 2015/32078 sayılı kararında, mehir senedinden kaynaklanan uyuşmazlığın aile hukukundan değil Borçlar Kanunu’na tabi sözleşmeden kaynaklandığı gerekçesiyle genel mahkemelerin görevli olduğu belirtilmiştir.

Daha yakın tarihli Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 10.10.2024 tarihli, E. 2023/9201 ve K. 2024/7194 sayılı kararında da mehir senedinden kaynaklanan talebin genel hükümlere dayalı alacak niteliğinde olduğu ve Asliye Hukuk Mahkemesinin görev alanının değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmiştir.

Dolayısıyla görevli mahkemenin belirlenmesinde yalnızca talebin “mehir” olarak adlandırılması yeterli değildir. Talebin dayandığı hukuki ilişkinin niteliğinin belirlenmesi gerekir.

Görev kamu düzenine ilişkin olduğundan, yanlış mahkemede dava açılması yargılama sürecinin uzamasına ve ek masraflara yol açabileceğinden dava öncesinde hukuki değerlendirme yapılması önemlidir.

Mehir Senedi Nasıl İspatlanır?

Yazılı mehir senedi, mehir alacağının ispatında son derece önemli bir delildir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 24.06.2013 tarihli, E. 2013/5295 ve K. 2013/17657 sayılı kararında, mehir senedinin aksinin yazılı delille ispatlanamadığı belirtilerek senette yazılı altın miktarının tamamına hükmedilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

Yine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 14.06.2023 tarihli, E. 2023/402 ve K. 2023/3142 sayılı kararında, dosyadaki mehir senedinde erkeğin tanıklar huzurunda kadına 10 adet tam altın ödemeyi taahhüt ettiği dikkate alınmıştır.

Bu nedenle mehir senedinin aslı, imzalar, senette belirtilen altın veya eşyaların miktarı ve tarafların taahhütlerinin kapsamı dava bakımından önem taşımaktadır.

Mehir Senedindeki Altınların Teslim Edildiğini Kim İspatlamalıdır?

Mehir senedinin varlığı kadar, senette belirtilen malların sonradan teslim edilip edilmediği de uyuşmazlık konusu olabilir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 01.10.2024 tarihli, E. 2024/3345 ve K. 2024/6628 sayılı kararında, mehir senedinde yazılı ziynetlerin teslim edildiğini ispat yükünün davalı erkeğe ait olduğu değerlendirilmiş; teslimin ispatlanamaması ve yemin deliline de dayanılmaması dikkate alınmıştır.

Benzer şekilde Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 30.05.2023 tarihli, E. 2022/10880 ve K. 2023/2739 sayılı kararında, mehir sözleşmesindeki 11 adet Cumhuriyet altınının ödendiğine ilişkin delil sunulmaması üzerine altınların aynen iadesine, aynen iade mümkün olmadığı takdirde değerinin dikkate alınmasına ilişkin uyuşmazlık değerlendirilmiştir.

Buna karşılık mehir senedindeki edimin yerine getirildiğinin ispatlanması halinde talep reddedilebilir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 07.06.2023 tarihli, E. 2022/7113 ve K. 2023/2989 sayılı kararında, mehir senedine konu eşya ve ziynetlerin evlilik sırasında eksiksiz olarak alınıp davacıya teslim edildiğinin anlaşılması nedeniyle senetten kaynaklanan edimin yerine getirildiği değerlendirilmiştir.

Mehir Olarak Verilen Altınlar Harcandıysa Geri İstenebilir mi?

Ziynetlerin veya mehir konusu malların evlilik sırasında harcanmış olması tek başına borcun sona erdiği anlamına gelmeyebilir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 29.04.2024 tarihli, E. 2023/4858 ve K. 2024/2971 sayılı kararında, ziynetlerin kadının rızasıyla harcanmasının, davalıyı ancak kadının bunları bir daha geri istememek üzere verdiğinin ispatlanması halinde iade yükümlülüğünden kurtarabileceği belirtilmiştir.

Dolayısıyla “altınları birlikte harcadık” savunması tek başına her durumda yeterli olmayabilir. Altınların hangi amaçla verildiği, harcama konusunda rıza bulunup bulunmadığı ve bu rızanın geri istememe iradesini kapsayıp kapsamadığı somut olayın delilleriyle değerlendirilmelidir.

Mehir Senedini Kayınpeder veya Başka Bir Kişi İmzalamışsa Sorumlu Olur mu?

Mehir senetlerinde eşin yanında anne, baba, kayınpeder veya başka üçüncü kişilerin de imzalarının bulunduğu görülebilmektedir. Ancak senette imzanın bulunması, imza atan üçüncü kişinin her durumda mehir borcundan sorumlu olduğu anlamına gelmez.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 01.10.2024 tarihli, E. 2024/3345 ve K. 2024/6628 sayılı kararında, senede imza atan üçüncü kişilerin sorumlu tutulabilmeleri için senetten sorumlu olduklarına ilişkin açık bir ibarenin bulunması gerektiği, yalnızca senedi imzalamalarının sorumluluk için yeterli olmadığı kabul edilmiştir.

Kefalet söz konusu olduğunda ise kefaletin türü ve kanuni şartları ayrıca değerlendirilmelidir.

Nitekim Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 07.06.2023 tarihli, E. 2022/7113 ve K. 2023/2989 sayılı kararında, mehir senedini adi kefil sıfatıyla imzalayan kişi bakımından adi kefalet defi ayrıca değerlendirilmiştir.

Bu nedenle mehir senedinde birden fazla imza bulunması halinde her bir imzacının hangi sıfatla ve hangi yükümlülüğü üstlenerek imza attığının ayrıca incelenmesi gerekir.

Mehir Altın Olarak Belirlenmişse Aynen İade mi Edilir, Parası mı Ödenir?

Mehir senedinde belirli miktarda altın veya belirli eşyaların taahhüt edilmiş olması halinde talebin nasıl formüle edildiği önemlidir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 30.05.2023 tarihli, E. 2022/10880 ve K. 2023/2739 sayılı kararında, ziynetlerin aynen iadesine karar verilmesi halinde, aynen iadenin mümkün olmaması durumunda icra aşamasında İcra ve İflas Kanunu’nun 24. maddesi uyarınca işlem yapılacağı belirtilmiştir.

Aynı kararda HMK m.26 kapsamında hâkimin tarafların talepleriyle bağlı olduğu da vurgulanmış; talebin dışına çıkılarak doğrudan dava tarihindeki bedele hükmedilmesi doğru bulunmamıştır.

Bu nedenle mehir davasında talep sonucunun aynen iade, bedel, faiz ve talep tarihi yönlerinden doğru şekilde kurulması önemlidir.

Mehir Davasında Hüküm Nasıl Kurulmalıdır?

Mahkeme kararının icra aşamasında tereddüt yaratmayacak şekilde açık olması gerekir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 15.03.2023 tarihli, E. 2023/1967 ve K. 2023/1068 sayılı kararında, iadesine karar verilen ziynet eşyalarının ayarlarının, eşyaların miktar ve değerlerinin ayrı ayrı gösterilmesi gerektiği; yalnızca bilirkişi raporuna atıf yapılarak hüküm kurulmasının yeterli olmadığı belirtilmiştir.

Örneğin mehir senedinde “500 gram 22 ayar altın” veya belirli sayıda Cumhuriyet altını yer alıyorsa, hükmün de icra aşamasında tereddüt yaratmayacak açıklıkta kurulması gerekmektedir.

Mehir Davasında Avukat Desteği Neden Önemlidir?

Mehir alacağı ilk bakışta yalnızca “senette yazan altınların veya paranın istenmesi” şeklinde basit bir alacak uyuşmazlığı gibi görünse de uygulamada birçok hukuki sorun ortaya çıkabilmektedir.

Mehir senedinin hukuki niteliği, mehri muaccel veya mehri müeccel ayrımı, taahhüdün boşanma şartına bağlanıp bağlanmadığı, görevli mahkemenin Aile Mahkemesi mi yoksa Asliye Hukuk Mahkemesi mi olduğu, talebin boşanma davasında karşı dava olarak ileri sürülüp sürülemeyeceği, senetteki altınların teslim edilip edilmediği, ziynetlerin harcanması, üçüncü kişilerin ve kefillerin sorumluluğu ile aynen iade ve bedel talepleri davanın sonucunu doğrudan etkileyebilecek hususlardır.

Özellikle görevli mahkeme ve mehir talebinin hukuki niteliği konusunda Yargıtay kararlarında uyuşmazlığın özelliklerine göre farklı değerlendirmeler bulunduğundan, dava açılmadan önce mehir senedinin ve somut olayın bir avukat tarafından incelenmesi önem taşımaktadır.

Mehir Alacağı Hakkında Detaylı Bilgi ve Hukuki Destek

Elinizde bir mehir senedi bulunuyorsa, evlilik sırasında size vaat edilen altın, para veya eşyalar teslim edilmediyse, boşanma sürecinde mehir alacağınızı talep etmek istiyorsanız ya da hakkınızda mehir senedine dayalı bir alacak davası açılmışsa, izlenecek hukuki yol somut olayın özelliklerine göre belirlenmelidir.

Özellikle mehir senedinin geçerliliği, mehir alacağının talep edilme zamanı, boşanma davasıyla birlikte istenip istenemeyeceği, görevli mahkeme, ispat yükü, altın ve ziynetlerin aynen iadesi veya bedelinin tahsili ile üçüncü kişilerin sorumluluğu konularında işlem yapılmadan önce bir avukata danışılması hak kayıplarının önlenmesi açısından önemlidir.

Mehir senedi, mehir alacağı, boşanma davaları, ziynet alacağı ve aile hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklar hakkında detaylı bilgi almak ve somut olayınıza ilişkin hukuki değerlendirme yapılmasını sağlamak için tarafımızla iletişime geçebilirsiniz.

Her somut olayın koşulları ve delilleri farklı olduğundan, dava açmadan veya mevcut bir davada işlem yapmadan önce aile hukuku ve boşanma davaları alanında çalışan bir avukata danışmanız tavsiye edilmektedir.

Av. Özgenur Yanık
Aile Hukuku ve Boşanma Davaları

Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki danışmanlık niteliğinde değildir. Mehir alacağına ilişkin uyuşmazlıklarda senedin içeriği ve somut olayın özellikleri farklılık gösterebileceğinden, herhangi bir hukuki işlem yapılmadan önce bir avukattan profesyonel hukuki destek alınması tavsiye edilir.

 

Yorum Gönderin

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir