Boşanma Davasında Düğün Takıları Kime Aittir

Boşanma Davasında Düğün Takıları Kime Aittir? Ziynet Alacağı ve Güncel Yargıtay Kararları

Boşanma sürecinde en sık karşılaşılan uyuşmazlıklardan biri, düğünde takılan altınların, bileziklerin, kolyelerin, Cumhuriyet altınlarının, nakit paraların ve diğer ziynet eşyalarının kime ait olduğu konusudur.

Özellikle “Düğünde takılan altınlar kadına mı aittir?”, “Erkeğe takılan altınları kadın isteyebilir mi?”, “Takı sandığına atılan paralar kimin olur?”, “Evlilik sırasında bozdurulan düğün takıları boşanmada geri istenebilir mi?” ve “Düğün takılarının varlığı nasıl ispatlanır?” soruları boşanma davalarında sıklıkla gündeme gelmektedir.

Bu konuda Yargıtay’ın uzun yıllar uyguladığı içtihat ile 2024 yılı ve sonrasında benimsenen güncel yaklaşım arasında önemli bir değişiklik bulunmaktadır.

Önceki uygulamada, düğünde kime takıldığına bakılmaksızın ziynet eşyalarının kural olarak kadına bağışlanmış olduğu kabul edilirken; Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin güncel kararlarıyla bu yaklaşım değiştirilmiş ve taraflar arasındaki anlaşma, yerel örf ve âdet, takının kime takıldığı ve takının kadın veya erkeğe özgü olup olmadığı önem kazanmıştır.

Bu nedenle düğün takılarının aidiyeti belirlenirken eski içtihatlara dayanılarak doğrudan “bütün düğün takıları kadına aittir” sonucuna varılması güncel Yargıtay uygulaması bakımından doğru olmayabilir.

Düğün Takıları Kime Aittir?

Yargıtay’ın eski ve uzun yıllar uygulanan yaklaşımında, düğün sırasında takılan ziynet eşyalarının kime takıldığına bakılmaksızın kural olarak kadına ait olduğu kabul edilmekteydi.

Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 12.10.2021 tarihli, E. 2017/2055 ve K. 2021/1208 sayılı kararında, düğün sırasında takılan ziynet eşyalarının kim tarafından takılırsa takılsın, aksine bir anlaşma bulunmadıkça kadına bağışlanmış sayılacağı ve kadının kişisel malı niteliğini kazanacağı belirtilmiştir.

Benzer şekilde Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 06.12.2017 tarihli, E. 2016/7410 ve K. 2017/17097 sayılı kararı ile 13.03.2018 tarihli, E. 2016/13773 ve K. 2018/2416 sayılı kararında da geline veya damada takılan takıların kadının kişisel malı olduğu yönünde değerlendirmeler yapılmıştır.

Ancak Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2024 yılından itibaren verdiği kararlarla düğün takılarının aidiyetine ilişkin bu yaklaşımda önemli bir değişikliğe gitmiştir.

Yargıtay Düğün Takıları Konusunda İçtihat Değiştirdi mi?

Evet. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin güncel kararlarında, daha önce uygulanan “düğünde kime takılırsa takılsın bütün ziynetler kadına aittir” yaklaşımı terk edilmiştir.

Bu değişiklik özellikle Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 04.04.2024 tarihli, E. 2023/5704 ve K. 2024/2402 sayılı kararı ile açık şekilde ortaya konulmuştur.

Ardından;

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 18.02.2025 tarihli, E. 2024/9259 ve K. 2025/1648 sayılı kararı, 13.03.2025 tarihli, E. 2025/469 ve K. 2025/2669 sayılı kararı, 18.03.2025 tarihli, E. 2024/10540 ve K. 2025/2844 sayılı kararı ve 16.06.2026 tarihli, E. 2026/136 ve K. 2026/6720 sayılı kararı ile güncel yaklaşım sürdürülmüştür.

Yargıtay, bu değişikliğin gerekçeleri arasında toplumdaki gelenek ve göreneklerin zaman içerisinde değişmesini, ekonomik ve hukuki ilişkilerin dinamik yapısını ve günümüzde düğünlerde yalnızca kadına özgü ziynetlerin değil, eşlerin ortak yaşamlarını kurmalarına katkı sağlamak amacıyla farklı ekonomik değerlerin de takılmasını göstermektedir.

Dolayısıyla güncel Yargıtay uygulamasında düğün takılarının kime ait olduğunun belirlenmesinde takının kime takıldığı ve niteliği çok daha önemli hale gelmiştir.

Güncel Yargıtay Kararlarına Göre Düğün Takıları Nasıl Paylaşılır?

Güncel Yargıtay uygulamasında düğün takılarının aidiyetinin belirlenmesinde belirli bir değerlendirme sırası izlenmektedir.

Öncelikle eşler arasında düğün takılarının nasıl paylaşılacağı konusunda bir anlaşma bulunup bulunmadığına bakılır. Böyle bir anlaşma varsa kural olarak paylaşım bu anlaşmaya göre yapılır.

Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14.12.2021 tarihli, E. 2018/898 ve K. 2021/1656 sayılı kararı ile Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 18.03.2025 tarihli, E. 2024/10540 ve K. 2025/2844 sayılı kararında taraflar arasındaki anlaşmanın öncelikle dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir.

Taraflar arasında bir anlaşma yoksa, düğünün yapıldığı yörede bu konuda yerel bir örf ve âdet bulunup bulunmadığı değerlendirilir. Böyle bir örf ve âdetin varlığı ileri sürülüyor ve ispatlanıyorsa paylaşım buna göre gerçekleştirilebilir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 15.02.2024 tarihli, E. 2024/594 ve K. 2024/941 sayılı kararına göre yerel örf ve âdetin varlığını ileri süren taraf bunu ispatlamakla yükümlüdür.

Taraflar arasında anlaşma bulunmuyor ve yerel örf ve âdet de ispatlanamıyorsa güncel yaklaşım gereğince kadına takılan ekonomik değerler kadına, erkeğe takılan ekonomik değerler ise kural olarak erkeğe ait kabul edilmektedir.

Erkeğe Takılan Altınlar Kime Aittir?

Güncel içtihat değişikliğinin en önemli sonuçlarından biri erkeğe takılan altın, para ve diğer ekonomik değerler bakımından ortaya çıkmıştır.

Eski uygulamada erkeğe takılmış olsa dahi birçok ziynet eşyasının kadına ait olduğu kabul edilirken, güncel uygulamada kural olarak erkeğe takılan ekonomik değerler erkeğe aittir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 18.03.2025 tarihli, E. 2024/10540 ve K. 2025/2844 sayılı kararında anlaşma veya ispatlanmış bir yerel örf ve âdet bulunmadığı takdirde, erkeğe ve kadına takılan veya verilen ekonomik değer taşıyan şeylerin kural olarak kendilerine ait olduğu kabul edilmiştir.

Aynı yaklaşım Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 16.06.2026 tarihli, E. 2026/136 ve K. 2026/6720 sayılı kararında da sürdürülmüştür.

Ancak bu kuralın önemli bir istisnası bulunmaktadır: takının belirli bir cinsiyete özgü olması.

Erkeğe Takılan Bilezik Kadına mı Aittir?

Takının kime takıldığı kadar, takının niteliği de önemlidir.

Yargıtay’ın güncel yaklaşımına göre erkeğe takılmış olsa dahi takı kadına özgü bir ziynet eşyası niteliğindeyse kadına verilmiş sayılabilir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 04.04.2024 tarihli, E. 2023/5704 ve K. 2024/2402 sayılı kararı, 18.03.2025 tarihli, E. 2024/10540 ve K. 2025/2844 sayılı kararı ve 16.06.2026 tarihli, E. 2026/136 ve K. 2026/6720 sayılı kararında karşı cinse özgü takıların, özgü olduğu cinse verilmiş sayılacağı yönünde değerlendirme yapılmıştır.

Örneğin erkeğin üzerine takılmış olmakla birlikte niteliği itibarıyla kadına özgü olduğu belirlenen bir ziynet eşyası, şartları oluştuğunda kadına ait kabul edilebilir.

Buna karşılık erkeğe takılan ve erkeğe özgü nitelik taşıyan eşyanın kural olarak erkeğe ait olması gerekir.

Erkeğe Takılan Para ve Altın Kimin Olur?

Para veya para yerine geçen ekonomik değerler bakımından takının niteliği ayrıca önem taşımaktadır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 23.10.2024 tarihli, E. 2024/570 ve K. 2024/7821 sayılı kararında, kadına özgü nitelikteki ziynet altınlarının kadına ait olduğu; para ve diğer para yerine geçen ziynet eşyalarının ise kime takılmışsa ona ait olduğu yönünde değerlendirme yapılmıştır.

Bu nedenle düğünde erkeğe takılan nakit para veya her iki cins bakımından kullanılabilecek ekonomik değerlerin, aksine bir anlaşma veya ispatlanan örf ve âdet bulunmadığı sürece erkeğe ait olması gündeme gelebilir.

Aynı şekilde kadına takılan para ve ekonomik değerler de kural olarak kadına aittir.

Bir Takının Kadına mı Erkeğe mi Özgü Olduğu Nasıl Belirlenir?

Her ziynet eşyasının yalnızca görünüşüne bakılarak kadın veya erkeğe özgü olup olmadığına karar verilmesi mümkün olmayabilir.

Bu konuda taraflar arasında uyuşmazlık bulunması halinde bilirkişi incelemesi yapılması gerekebilir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 18.03.2025 tarihli, E. 2024/10540 ve K. 2025/2844 sayılı kararı ile 18.02.2025 tarihli, E. 2024/9259 ve K. 2025/1648 sayılı kararında, bir takının belirli bir cinse özgü olup olmadığı konusunda çekişme bulunması halinde gerektiğinde bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği belirtilmiştir.

Dolayısıyla özellikle bilezik, zincir, kolye, saat ve benzeri ziynetlerin aidiyeti konusunda takının türü, niteliği ve kullanım biçimi önem taşıyabilir.

Takı Sandığına veya Takı Torbasına Atılan Altın ve Paralar Kime Aittir?

Düğünlerde altın ve paralar her zaman doğrudan gelin veya damadın üzerine takılmamaktadır. Bazı düğünlerde ekonomik değerler bir takı sandığına, kesesine veya torbasına bırakılmaktadır.

Güncel Yargıtay kararlarında bu ihtimal için de ayrı bir değerlendirme yapılmaktadır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 04.04.2024 tarihli, E. 2023/5704 ve K. 2024/2402; 18.02.2025 tarihli, E. 2024/9259 ve K. 2025/1648; 13.03.2025 tarihli, E. 2025/469 ve K. 2025/2669; 11.12.2025 tarihli, E. 2025/4787 ve K. 2025/11126 ile 16.06.2026 tarihli, E. 2026/136 ve K. 2026/6720 sayılı kararlarında takı sandığı veya torbasına bırakılan ekonomik değerlerin niteliğine göre aidiyetinin belirlenmesi gerektiği kabul edilmiştir.

Buna göre sandığa bırakılan değer kadına özgü bir ziynet ise kadına, erkeğe özgü bir eşya ise erkeğe ait kabul edilmektedir.

Her iki cinse özgü olan veya belirli bir eşe özgülenemeyen ekonomik değerler ise eşlerin ortak mülkiyetinde değerlendirilebilmektedir.

Takı Sandığına Atılan Para ve Altın Paralar Ortak mıdır?

Güncel Yargıtay yaklaşımına göre, doğrudan eşlerden birinin üzerine takılmayıp takı sandığına veya torbasına bırakılan ve her iki cinse özgü nitelik taşıyan ekonomik değerler ortak kabul edilebilmektedir.

Bu kapsamda raporda nakit paralar, altın paralar veya her iki cins tarafından kullanılabilecek türdeki ekonomik değerlerin eşlerin ortak mülkiyetinde kabul edildiği belirtilmektedir.

Ancak burada da taraflar arasında aksine bir anlaşma bulunup bulunmadığı veya ispatlanmış yerel örf ve âdetin mevcut olup olmadığı öncelikle değerlendirilmelidir.

Düğün Takıları Bozdurulduysa Boşanmada Geri İstenebilir mi?

Düğün takılarının evlilik devam ederken bozdurulmuş olması uygulamada son derece sık karşılaşılan bir durumdur.

Takılar ev almak, araba almak, borç ödemek, iş kurmak, düğün masraflarını karşılamak veya ailenin ortak ihtiyaçlarını gidermek amacıyla bozdurulmuş olabilir.

Ancak ziynetlerin evlilik birliğinin ortak ihtiyaçları için kullanılmış olması, tek başına her durumda iade yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 15.05.2024 tarihli, E. 2023/4174 ve K. 2024/3497 sayılı kararında, düğün takılarının ortak ihtiyaçlara veya düğün masraflarına harcanması ya da erkeğin borcunun ödenmesinde kullanılması gibi nedenlerle elden çıkarılmış olmasının, şartları oluştuğunda kadının boşanma sırasında düğün takılarını talep etmesine engel olmadığı yönünde değerlendirme yapılmıştır.

Dolayısıyla “Altınları evlilik içerisinde beraber harcadık” savunması, her olayda tek başına iade borcunu ortadan kaldırmayabilir.

Kadın Düğün Takılarını Kendi Rızasıyla Verdiyse Geri İsteyebilir mi?

Burada belirleyici olan yalnızca kadının takıların kullanılmasına rıza göstermesi değil, takıların geri istenmemek üzere verilip verilmediğidir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 15.05.2024 tarihli, E. 2023/4174 ve K. 2024/3497 sayılı kararında, kadının düğün takılarını özgür iradesiyle geri verilmemek üzere erkeğe vermesi halinde artık takıları geri isteyemeyeceği değerlendirilmiştir.

Bu nedenle takıların bozdurulmasına rıza gösterilmesi ile bunların iade edilmemek üzere verilmesi birbirinden farklı değerlendirilmelidir.

Nitekim Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 21.06.2023 tarihli, E. 2022/9528 ve K. 2023/3458 sayılı kararı ile 25.01.2024 tarihli, E. 2023/9255 ve K. 2024/480 sayılı kararında da iade edilmeme iradesinin ve tarafların bu konudaki iddialarının ispatı önem taşımaktadır.

Bunun yanında Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 05.07.2023 tarihli, E. 2022/9480 ve K. 2023/3673 sayılı kararında, kadının kendi özgür iradesiyle ortak bir amaç doğrultusunda tahsis ettiği takılar bakımından ayrıca değerlendirme yapılmıştır.

Dolayısıyla ziynetlerin hangi amaçla ve hangi iradeyle verildiği somut olayın özelliklerine göre incelenmelidir.

Düğün Takılarının Kimde Olduğunu Kim İspatlamalıdır?

Ziynet alacağı davalarında en önemli konulardan biri ispat yüküdür.

Türk Medeni Kanunu’nun 222. maddesi uyarınca belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kişi bu iddiasını ispat etmekle yükümlüdür.

Yargıtay’ın güncel yaklaşımında da dava konusu altınların varlığı ile bu altınların talepte bulunan eşin elinde bulunmadığının dosya kapsamında ispatlanması önem taşımaktadır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 04.04.2024 tarihli, E. 2023/5704 ve K. 2024/2402 sayılı kararı ile 16.06.2026 tarihli, E. 2026/136 ve K. 2026/6720 sayılı kararında, ziynet eşyası davasında dava konusu altınların varlığının ve talepte bulunan eşte bulunmadığının ispatı üzerinde durulmuştur.

Kadın Evden Ayrılırken Altınları Yanında Götürmüş Sayılır mı?

Ziynet eşyalarının kolaylıkla saklanabilen ve taşınabilen nitelikte olması nedeniyle Yargıtay’ın bu konuda geliştirdiği bazı fiili karineler bulunmaktadır.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 22.05.2018 tarihli, E. 2016/15058 ve K. 2018/5572 sayılı kararında, normal koşullarda ziynet eşyalarının kadının üzerinde bulunduğunun kabul edilmesi gerektiği yönünde değerlendirme yapılmıştır.

Bununla birlikte somut olayın özellikleri bu değerlendirmeyi değiştirebilir.

Örneğin Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 27.03.2024 tarihli, E. 2023/5473 ve K. 2024/2157 sayılı kararında, kadının evden ayrılma kastı bulunmaksızın baba evine bırakıldığı bir durumda ziynetleri yanında götürdüğü iddiasının erkek tarafından ispatlanması gerektiği değerlendirilmiştir.

Dolayısıyla “Kadın evden çıktıysa altınları mutlaka yanında götürmüştür” şeklinde her olaya uygulanabilecek kesin bir kuraldan söz etmek doğru değildir. Evden ayrılış biçimi, olayların gelişimi, tanık anlatımları ve diğer deliller birlikte değerlendirilmelidir.

Düğün Takıları Nasıl İspatlanır?

Ziynet alacağı davalarında düğünde hangi takıların takıldığı, bunların kime takıldığı, gram ve ayarları ile daha sonra ne şekilde kullanıldığı çoğu zaman uyuşmazlığın temelini oluşturmaktadır.

Bu kapsamda özellikle düğün video ve fotoğrafları, takı merasimine ilişkin kayıtlar, tanık anlatımları ve bilirkişi incelemeleri önem taşımaktadır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 25.01.2024 tarihli, E. 2023/9255 ve K. 2024/480 sayılı kararında, düğün video kayıtları, tanık beyanları ve bilirkişi incelemesi ziynetlerin miktar ve türünün belirlenmesi bakımından değerlendirilmiştir.

Yine Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 15.05.2024 tarihli, E. 2023/4324 ve K. 2024/3498 sayılı kararında, tanık deliliyle iddianın ispatlandığı durumlar ile hâkimin davayı aydınlatma ödevi kapsamında talep edilen takıların nitelik ve ayrıntılarının açıklattırılması üzerinde durulmuştur.

Bu nedenle ziynet alacağı davasında yalnızca “düğünde çok sayıda altın takıldı” şeklindeki genel bir iddia yerine, mümkün olduğunca takıların türünün, miktarının, gramının, ayarının ve kime takıldığının somutlaştırılması önem taşımaktadır.

Ziynet Alacağı Davasında Altınların Gram ve Ayarı Önemli midir?

Evet. Ziynet alacağına ilişkin mahkeme kararının daha sonra icra edilebilmesi için hükmün açık ve tereddütsüz olması gerekir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 06.12.2017 tarihli, E. 2016/7410 ve K. 2017/17097 sayılı kararında, hükümde tahsiline karar verilen ziynet eşyalarının cinsinin, niteliğinin, miktarının, gramının, ayarının ve değerlerinin ayrı ayrı gösterilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Bu nedenle dava açılırken talep edilen ziynetlerin mümkün olduğunca ayrıntılı biçimde belirlenmesi, düğün kayıtlarının incelenmesi ve gerektiğinde bilirkişi raporu alınması önemlidir.

Ziynet Alacağı Davasında Avukat Desteği Neden Önemlidir?

Düğün takıları ve ziynet alacağı davalarında Yargıtay’ın yakın tarihte gerçekleştirdiği içtihat değişikliği nedeniyle özellikle takıların kime ait olduğu konusunda eski bilgilerle hareket edilmesi hatalı sonuçlara yol açabilir.

Güncel uygulamada; taraflar arasındaki anlaşma, yerel örf ve âdet, takının kime takıldığı, takının kadın veya erkeğe özgü olup olmadığı, takı sandığına bırakılıp bırakılmadığı, ziynetlerin evlilik içerisinde bozdurulup bozdurulmadığı, geri verilmemek üzere bağışlanıp bağışlanmadığı ve ziynetlerin kimin elinde kaldığı ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Ayrıca düğün videosunun incelenmesi, tanıkların belirlenmesi, bilirkişi incelemesi, ziynetlerin gram ve ayarlarının tespiti ve ispat yükünün hangi tarafta olduğunun belirlenmesi davanın sonucunu doğrudan etkileyebilmektedir.

Bu nedenle ziynet alacağı davası açılmadan veya devam eden boşanma davasında düğün takılarına ilişkin bir talep ileri sürülmeden önce somut olayın ve mevcut delillerin bir avukat tarafından değerlendirilmesi önemlidir.

Düğün Takıları ve Ziynet Alacağı Hakkında Detaylı Bilgi ve Hukuki Destek

Boşanma sürecinde düğünde takılan altınların kimde kalacağı, erkeğe takılan altınların kime ait olduğu, düğün takılarının bozdurulması halinde geri istenip istenemeyeceği, takı sandığına bırakılan para ve altınların nasıl paylaşılacağı veya ziynetlerin karşı tarafta kaldığının nasıl ispatlanacağı konusunda uyuşmazlık yaşıyorsanız, hukuki durumunuzun güncel Yargıtay içtihatları çerçevesinde değerlendirilmesi önemlidir.

Özellikle 2024 yılından itibaren Yargıtay’ın düğün takılarının aidiyetine ilişkin yaklaşımında önemli değişiklikler meydana geldiğinden, eski içtihatlara veya internette yer alan genel bilgilere dayanılarak işlem yapılması hak kaybına yol açabilir.

Düğün takıları, ziynet alacağı, boşanma davaları, düğün altınlarının iadesi ve aile hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklar hakkında detaylı bilgi almak ve somut olayınıza ilişkin hukuki değerlendirme yapılmasını sağlamak için tarafımızla iletişime geçebilirsiniz.

Her boşanma ve ziynet alacağı dosyasının vakıaları, düğün merasimi, takılan ziynetlerin niteliği ve mevcut delilleri birbirinden farklıdır. Bu nedenle dava açmadan, karşı tarafa ziynet talebi yöneltmeden veya mevcut bir davada işlem yapmadan önce aile hukuku ve boşanma davaları alanında çalışan bir avukata danışmanız tavsiye edilmektedir.

Av. Özgenur Yanık ERDEM
Aile Hukuku ve Boşanma Davaları

Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki danışmanlık niteliğinde değildir. Düğün takılarının aidiyeti ve ziynet alacağına ilişkin hukuki değerlendirme somut olayın özelliklerine göre değişebileceğinden, herhangi bir hukuki işlem yapılmadan önce bir avukattan hukuki görüş alınması tavsiye edilir.

 

Yorum Gönderin

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir